Rüzgar Erkoçlar ile Tuğba Beyazoğlu nişanlandı

Cinsiyet değiştirerek erkek olan Rüzgar Erkoçlar, sevgilisi Tuğba Beyazoğlu ile 27 Şubat 2017 tarihinde nişanlanarak, evliliğe ilk adımı attı

Whatsapp Kişiler listesi nerede?

Whatsapp yeni güncellemeyle birlikte "Durum" sekmesi ekledi. Bu şekilde Snapchat uygulamasındaki gibi, süreli video veya fotoğraf paylaşımı yapılabilecek. Paylaşımı kimlerin gördüğü görülebilecek.

Bu gıdaları tüketmeyin

Hazır gıdalar, çabuk hazırlanması nedeniyle çok fazla işlenip hastalıklara davetiye çıkarıyor. Özellikle hazır meyve suyu ve reçeller; boyalı gazlı içecekler, meyve tozları, her türlü boyalı içecek, hazır meyveli yoğurt, sucuk, sosis, pudingler ve işlenmiş tavuk ürünlerinin ölüme davetiye çıkarttığı kanıtlandı.

Pek çok okulun öğretemediği şey; Kod Yazmak

Kod yazmak için bilgisayar mühendisliği ya da programcılığı bölümlerinden mezun olmanız gerekmiyor. Kod yazabilen insan, bunu isteyen insandır. Mühendislik öğrencisi olup daha bilgisayarın açılışından bihaber kişilerin de sorumlusu mevcut saçma eğitim ve sınav sistemimizdir diye düşünüyorum.

Çocuğunuza isim koyarken dikkat edin

Kötü anlamlı veya anlamı yanlış bilinen isimlerden bir kaç tanesi Aleyna Çocuklarına Kuran-i Kerim'de geçen bir isim koyma telaşında olan anne ve babalar, tercihlerini bazen Aleyna isminden yana kullanıyorlar. Aleyna her ne kadar Kuran’da geçse de, anlamsız bir isimdir!

20 Kasım 2011 Pazar

Özgüveni Yüksek İnsanlar Nasıl Davranır?



ÖZGÜVENİ YÜKSEK ÇOCUKLAR YETİŞTİRMEK

Özgüven; bir tutum, bir duygu, bir inaçtır ve davranışlarla sergilenir. Kişinin kendi değerini bilme kendisine sevgiyle saygıyla ve dürüst bir şekilde davranabilme yeteneğidir. Özdeğer duygusu öylesine temel bir duygudur ki nasıl bir kişi olduğumuzu diğer insanlarla kurduğumuz iletişim biçimini yaşamdaki yerimizi ve ondan neler beklediğimizi belirler. Bu nedenle; anne ve babaların ve eğitimcilerin en önemli amaçları kendi ayakları üzerinde durabilen özgüven duygusu gelişmiş bireyler yetiştirmektir.

ÖZGÜVENİ YÜKSEK KİŞİLERİN ÖZELLİKLERİ

Özgüveni yüksek olan kişilerde dürüstlük sorumluluk kendine ve diğer canlılara şevkat ve sevgi yeterlilik en belirgin özelliklerdir. Bu kişiler önemli olduklarını onlar var olduğu için dünyanın daha iyi bir yer olduğunu hissederler. Başkalarından çekinmeden yardım isteyebilir yine de kendi kararlarını kendilerinin verebileceğini ve kendilerinin en iyi kaynak olduğunu bilir ve hissederler. Kendi değerlerinin farkında oldukları için diğer insanların da varlıklarını ve değerlerini kolaylıkla kabul ederler. Herşeyi mükemmel yapamayacaklarını eksikliklerininzayıflıklarının insanca özellikler olduklarını bilirler.

ÖZGÜVEN DUYGUSUNUN GELİŞİMİ

Dünyaya yeni gelen bir bebeğin hiçbir geçmişi kendinle ilgili algısı özdeğeri ile ilgili herhangi bir fikri yoktur. Bebek çevresindeki diğer insanların kendisine davranışları ve hareketleri ile verdikleri mesaja göreözdeğer duygusunu edinmeye başlar.

Özgüven duygusunun ilk temelleri anne-bebek arasındaki iletişim sırasında atılmaya başlar. Özellikle annenin bebeğini beslediği süreç bu anlamda önemlidir. Bebekler annelerinin kendileri ile birlikte iken yansıttıkları temel duyguları (şevkat sevgi kaygı telaş öfke üzüntü gibi) algılarlar. Bebeğin dış dünya ile ilgili ilk izlenimleri annenin yansıttığı duygular kanalı ile oluşur. Anne bebek için dış dünyaya açılan bir penceredir bebek dış dünyayı bu pencereden annenin yansıttığı biçimde izler. Bebeğin dış dünyayı güvenilir tutarlı sıcak veya güvenilmez tutarsız soğuk bir yer olarak algılaması annesi ile olan ilk duygu alışverişine bağlıdır.

Daha sonraki 5-6 yıl içerisinde ; aile ortamı özgüvenin şekillendiği yerdir. Aile içinde kullanılan her kelimemesaj yüz ifadesi mimik çocuğa özdeğeri hakkında bir ileti gönderir.

Çocuk okula başladıktan sonra ise diğer etkiler ortaya çıkar ama aile de önemli kalmaya dcvam eder. Dış dünya çocuğun ailede edindiği değer yada değersizlik duygusunu destekler. Örneğin aile ortamında değersizlik duygusu edinmiş bir çocuk okulda herhangi bir konuda başarısızlıkla karşılaştığında bu başarısızlığını gözünde büyütür ve kendisi ile ilgili değersizlik duygusu pekişir. Buna karşılık aile içinde kendini değerli hisseden bir çocuk karşılaştığı başarısızlıkları görmezlikten gelir kendi özdeğeri hakkında karar verirken başarılı olduğu durumları değerlendirir.

Aile ortamında yapılacak bazı temel değişiklikler çocukların kendilerini değerli bir birey olarak hissetmelerine katkıda bulunur. İletişimin net ve açık olduğu duyguların dürüstçe ve korkmadan ifade edilebildiği sorumluluğun gelişim düzeyi ve kişisel özelliklere göre dağıtıldığı aile ortamlarında çocuklar çok daha kolaylıkla özgüven duygusu geliştirirler. Böyle sağlıklı bir ortam yaratabilmek için bazı somut öneriler işe yarayabilir. İşte bu önerilerden bazıları...

ANNE BABALARA ÖNERİLER

*Öncelikle; çocuklar arasında bireysel farklılıklar olduğunu unutmayın. Hiçbir çocuk özellikleri açısından bir diğer çocuğa benzemez. Her çocuk kendine özgüdür bu özellikleri ile eşsiz ve değerlidir. Eğer siz çocuğunuzun bireysel özelliklerini takdir eder ve değer verirseniz o da kendi varlığına ve özelliklerine değer verir. Bunun en somut göstergesi çocuğunuzu bir başka çocukla asla kıyaslamamaktır. Eğer çocuğunuzu teşvik etmek istiyorsanız başka bir çocuğu örnek göstermek yerine kendisinin daha önce yapmış olduğu birşeyi örnek gösterin yani kendi kendisi ile kıyaslayın. Örneğin; Piyano konseri öncesi çok kaygılı olan kızınıza " Bak Ayşe ne güzel hiç heyecanlanmadan çaldı sen ne diye heyecanlanıyorsun " demek yerine " Zeynep'ciğim kaygılandığını görüyorum. Hatırlıyormusun geçen sene bütün sınıfın önünde şiir okuman gerekiyordu o zaman da tıpkı şimdiki gibi kaygılı idin ama çok güzel şiir okumuştun ve seni çok alkışlamışlardı. Sen de kendini çok beğenmiştin.. Şimdi de bu işin üstesinden gelebilirsinsana inanıyorum. " diyebilirsiniz.

*Çocuğunuzu iyi tanıyın. Onun hangi alanlarda iyi olduğunu hangi alanlarda desteğe ihtiyacı olduğunu gerçekçi bir biçimde değerlendirin. Zayıf oldukları alanlarda onları desteklemek için iyi oldukları alanları örnek olarak kullanın. İyi oldukları alanlarda kendilerini gösterebilmeleri zayıf oldukları alanlarda ise kendilerini denemeleri için güvenli ortamlar yaratın. Eleştirmek yüzüne vurmak yerine yapabildiğini değerlendirin ve onunda görmesini sağlayın. Unutmayın eğer siz yapabildiği kadarını görmez ve ona inanmazsanız o da yapabildiklerini görmez ve kendi gücüne inanmaz.

Çocuğunuzun iyi yapabildiği şeyler ya da ilgi duyduğu alanlar mutlaka vardır. Bunların neler olduğunu tesbit edin ve bu alanlarda daha iyi olabilmesi için gerekli koşulları sağlamaya çalışın. Çocuklar genellikle ilgi duydukları alanlarda daha iyi performans sergilerler. Bu nedenle ilgilerinin ne olduğunu belirlemek çok önemlidir.

*Çocuğunuzun geliştirilmesi gereken alanları için birlikte bir plan yapın. Planınızda küçük hedefler belirleyin. Bu hedeflere ulaşmasında ona destek verin. Örneğin herhangi bir derste başarısız ise ve bu durum onu etkiliyorsa bu konuda neler yapabileceğinize birlikte karar verin ve küçük adımlar belirleyin. (önce öğretmenle görüşme çalışılacak konuları saptama çalışma programı düzenleme ekstra destek ihtiyacının olup olmadığını belirleme vb.) Sizin problemlerin üzerine giderken çözüm odaklı yaklaşımınız hedef belirlemeniz ve bu konuda ona destek vermeniz onda problemin çözülemez olduğu inancını yıkacak ve çaba harcama isteği doğuracaktır.

Çocuğunuza mutlaka çeşitli alanlarda sorumluluklar verin. Bu sorumlulukların onun yaşına ve gelişimine uygun olmasına dikkat edin. Sorumluluklarını yerine getirirken onu izleyin takdir edin gerekli yerlerde destekleyin. Sorumluluk duygusunun gelişimi çocuğun kendisini yeterli hissetmesi ve özdeğer duygusunun gelişimi ile yakından ilgilidir.

Çocuğunuzun; ev ve okulun dışında farklı sosyal aktiviteler sosyal gruplar gibi değişik ortamlara girmesi ve bu ortamlarda kendini gösterebilmesi için fırsatlar yaratın. Böylece çocuğunuzun alışkın olmadığı yeni ortamlara uyum sağlama becerisini geliştirmesine katkıda bulunmuş olursunuz. Yeni farklı ortamlarda başarılı olma duygusu çocuklarda kendilerine güven duygusunu arttırır. . Örneğin; çocuğunuzun bir yaz kampına katılması ya da daha önce hiç denemediği bir sosyal aktiviteye başlaması ona çok şey kazandırabilir.

alıntıdır

14 Kasım 2011 Pazartesi

Örtülü ve Özgür

(Bu yazı, Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’nin (UCLA) Müslüman Öğrenciler Derneğinin haber dergisi Al-Talib’de Ekim 1994’te yayınlandı. O tarihte Kathy Chin, üniversitenin Psikobiyoloji ve Kadın Araştırmaları bölümünün son sınıf öğrencisiydi.)

Uzun beyaz elbisemle ve iki-üç santim uzunluğundaki siyah saçlarımla bir öğle sonrası sokakta yürüyordum ve kamyon şoforleri ıslık ve bağırmalarıyla beni rahatsız etmişlerdi. Kendimi yenilmiş hissettim. Kuaför salonundan daha şimdi çıkmıştım. Saçlarımı bir erkek gibi kestirmiştim. Kuaför kestiği her tutamdan sonra kendimi nasıl hissettiğimi soruyordu. Korkmamıştım, ama bir organımın kesiliyor olduğu hissine kapılmıştım.

Hayır; bu, herhangi bir saç kesimi değildi. Saç kestirmekten çok daha fazla şey ifade ediyordu. Saçımı kestirerek, erkeksi bir şekilde görülmeye çalışmıştım. Dişiliğimi imha etmek istemiştim. Yine de, bu, bazı erkeklerin bana bir cinsel meta olarak davranmasını engellememişti. Yanılmıştım. Problem, benim dişiliğim değildi. Problem, cinselliğim, daha doğrusu, bazı erkeklerin genetiğimden yola çıkarak bana yakıştırdıkları bir cinsellikti. Bana karşı, benim gerçekten kim olduğuma göre davranmıyor; kendilerinin beni gördükleri üzere davranıyorlardı.

Peki, ben kim olduğumu bildikten sonra, onların beni nasıl gördüklerinin önemi var mıydı? Evet, vardı. Kadınları sadece cinsel meta olarak gören erkeklerin genellikle onlara karşı saldırgan bir tavır sergilediğine, meselâ tecavüze yeltendiklerine veya dövdüklerine inanıyordum. Cinsel taciz ve saldırı, sadece korkum da değildi; aynı zamanda başıma gelmiş şeylerdi bunlar. Bir keresinde tecavüze uğramıştım. Bana saldıran erkekler yüzünden yaşadıklarım, bende öfke ve hayal kırıklığına sebep olmuştu. Bana yönelik bu şiddeti nasıl durdurabilirdim? Erkeklerin beni bir kadın olarak değil de, bir cinsel meta olarak görmelerini nasıl engelleyebilirdim? Bu ikisini eşit görmelerini nasıl durdurabilirdim? Başıma gelenlerden sonra hayata nasıl devam edebilirdim?

Yaşadıklarım, beni kimliğimle ilgili sorularla başbaşa bırakmıştı. Sadece Çin kökenli Amerikalı kadınlardan bir başkası mıydım ben? Önceleri kimliğim konusunda bir karara varmam gerektiğini düşünürdüm. Şimdi ise, kimliğimin sürekli değiştiğini farkediyordum.

ÖRTÜNME TECRÜBEM

Bu noktada özellikle eğitici olan bir tecrübem, bir gazete projesinin bir parçası olarak Crenshaw Bulvarında üç Müslüman erkekle birlikle bir Müslüman kadın olarak ‘giyinerek’ dolaştığım zaman gerçekleşti. Beyaz, uzun kollu pamuklu bir gömlek, kot, spor ayakkabısı ve Müslüman bir bayandan ödünç aldığım çiçekli ipek bir başörtüsü giyinmiştim. Kendimi sadece Müslüman kadın görünümünde görmüyor, öyle de hissediyordum. Tabiî ki, gerçekte hep mesture olmanın neler hissettirdiğini bilemezdim, çünkü İslâmî bir eğitim almamıştım.

Yine de, insanlar beni Müslüman kadın olarak algıladılar ve bir cinsel obje olarak görüp bana karşı sarkıntılıkta bulunmaya yeltenmediler. Erkeklerin bakışlarını, daha önceden olduğu gibi, üzerimde hissetmedim. Tamamen örtünmüş vaziyetteydim; yalnızca yüzüm görünüyordu. İçeride kibar bir zenci Müslüman bana ‘kardeş’ diye hitap etti ve nereden geldiğimi sordu. Ona aslen Çinli olduğumu söyledim. Hangi milletten olduğumun onlar için pek önemli olmadığını farkettim. Aramızda bir tür yakınlık vardı, çünkü beni bir Müslüman olarak görmüştü. Ona gerçeği nasıl söyleyeceğimi bilemedim, çünkü gerçekte öyle olup olmadığımdan emin değildim.

Aynı kıyafetle Afrika mücevherleri ve mobilyaları satan bir mağazaya girdim. Orada bir başka beyefendi bana Müslüman olup olmadığımı sordu. Nasıl cevap vereceğimi bilemediğimden, sadece bakıp gülümsedim. Karşılık vermemeyi tercih ettim.

ÖRTÜLÜ OLMAM BAŞKALARININ BANA KARŞI TUTUMUNU DEĞİŞTİRDİ

Mağazanın dışında, birlikte olduğumuz Müslümanlardan birine, “Ben Müslüman mıyım?” diye sordum. Bana, aslında nefes alan ve teslim olan herşeyin öyle olduğunu izah etti. Müslüman olmuş olabileceğime, ama bunu bilmediğime hükmettim. Kendimi o şekilde isimlendirmemiştim henüz. İslâm hakkında, Müslüman olduğumu söyleyecek kadar bilgim yoktu. Günde beş vakit namaz kılıyor değildim, camiye gidiyor, oruç tutuyor değildim, sürekli başımı örtüyor değildim. Yine de, bütün bunlar, Müslüman olmadığım anlamına gelmezdi. Bunlar, içeride olanın dışarıya doğal yansımaları idiler.

Gördüm ki, kendi içimde nasıl olduğum, örtülü veya örtüsüz olmamla değişmiyor. Ama, örtülü olmam, başkalarının benim hakkımdaki algılamalarını değiştiriyor. Diğerleriyle olan ilişkilerinizde kendi imajınızın oluşmasını sağlıyor.

UYDURMA VE KASITLI BİR BAKIŞ AÇISI

Ben, erkeklerden saygı aradığım için, örtünmeyi bilinçli olarak seçtim. Önceleri, Kadın Araştırmaları bölümünde okuyan ve de düşünen bir kadın olarak, örtünmenin bir zulüm olduğunu savunan Batılı görüş açısını benimsemiştim. Yaşadığım bu tesettür tecrübesinden ve tesettür üzerinde daha da düşündükten sonra, bu görüşün uydurma, kasıtlı, ard niyetli bir bakış olduğu sonucuna vardım. Kadın kendisi ikna olarak ve anlayışla tesettüre yöneltildikten sonra, tesettür hiç de zulüm filan değildi.

O gün kendi tercihimle örtünmüştüm; ve, hayatımda kendimi en ziyade özgür hissettiğim tecrübe oydu. Şimdi, kadın olmanın alternatiflerini görüyorum. Giyim tarzımın, başkalarının bana karşı tavırlarını belirlediğini keşfettim. Realitenin bu olması beni üzüyor. Bu, kabul ettiğim bir realite; fethedilmektense, fethetmeyi tercih ettim. Gördüm ki, tesettür ile örttüğüm kadınlığım değil, cinselliğim idi. Cinselliğimin örtülmesi, diğerinin özgürlüğüne imkân tanıyordu.


Sorularla İslamiyet

8 Kasım 2011 Salı

Diziport'tan dizi izleyenler dikkat!


windows bilgisayarlarda cok yuksek ihtimalle (edit: dogrulandi!) bir virus calistiran bir sitedir. evet, kullanicilarin klavyelerinde bastiklari her tusu (sifreler, mesajlar vb, bir dosyaya kaydedip o dosyayi baskasina yolluyor) (bkz: keylogger)

(diziport, java applet'ler araciligiyla baska bir siteden keylogger programi indirip onu calistiriyor)

...

onemli not: buyuk ihtimal bu siteye windows makinayla girdiyseniz virus kapmissiniz demektir. guncel bir anti-virus tarayici program isinizi gorecektir. (bkz: avira) bilgisayariniza full tarama yapin mumkunse.

yazının tamamı ve kaynak:
http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=26061448